Uyuşturucu Maddenin Miktarı Tek Başına Ticaret Suçunu Gösterir mi?
Uyuşturucu maddeye ilişkin bir soruşturmada ilk gündeme gelen sorulardan biri, ele geçirilen miktarın kişisel kullanım kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir. Ancak tartım tutanağındaki gram bilgisi, kişinin hangi suçu işlediğinin kendiliğinden cevabı değildir. Belirlenmesi gereken, maddenin hangi amaçla bulundurulduğu ve bu amacı hangi hukuka uygun delillerin ortaya koyduğudur.
Miktar, kullanma ve ticaret ayrımında önemli, bazı olaylarda oldukça güçlü bir göstergedir. Bununla birlikte belirli bir gramın altında kalan bütün olayları kullanma, üzerinde kalanları ticaret kabul eden genel bir kanuni sınır bulunmamaktadır. Miktarın delil değeri; madde türü, ele geçiriliş biçimi, kişinin davranışları ve dosyanın diğer verileriyle birlikte belirlenir.
1. TCK m. 188 ile m. 191 arasındaki temel ayrım
TCK m. 191, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almayı, kabul etmeyi, bulundurmayı ve kullanmayı düzenler. Bu nedenle kişinin maddeyi kullanırken yakalanması şart değildir; kullanma amacıyla bulundurma da bu kapsamda yer alır.
TCK m. 188/3 ise ülke içindeki satış, satışa arz, başkasına verme, sevk, nakil ve depolama gibi fiiller ile kişisel kullanım dışındaki amaçlarla satın alma, kabul etme ve bulundurmayı kapsar. Ticaret suçunun oluşması için mutlaka tamamlanmış bir satışın veya elde edilmiş kazancın bulunması gerekmez. Başkasına verme gibi seçimlik hareketler de olayın özelliklerine göre bu hüküm kapsamında değerlendirilebilir. [1]
Dolayısıyla “satış sırasında yakalanmadı” açıklaması tek başına yeterli olmadığı gibi, “üzerinde fazla miktarda madde bulundu” tespiti de amaç incelemesini gereksiz kılmaz. Kişisel kullanım dışı amaçla bulundurma yeterli delille sabit ise henüz alıcı bulunmamış olması suçun oluşmasını engellemez.
2. Kanunda kesin bir gram sınırı var mı?
TCK m. 188 ve 191’de, belirli bir miktarın altını kişisel kullanım ve üstünü ticaret sayan genel bir gram tablosu bulunmamaktadır. İçtihatlarda yer alan miktar değerlendirmeleri, ilgili maddenin türüne ve somut olayın özelliklerine ilişkindir. Esrar hakkında verilen bir karardaki değerlendirmeyi başka bir uyuşturucu türüne aynen uygulamak doğru değildir.
Benzer biçimde, geçmiş tarihli bir kararda anılan günlük veya yıllık kullanım miktarı da herkes ve her olay için geçerli bir hukuki sınır olarak sunulmamalıdır. İncelenen madde, kullanım öyküsü ve kararın dayandığı diğer deliller görülmeden yalnızca sayısal sonuç üzerinden kıyaslama yapılması yanıltıcı olabilir.
“Bu miktara kadar ticaret suçu oluşmaz” şeklindeki kesin ifadeler de “bu miktarın üstü mutlaka ticarettir” yaklaşımı kadar sorunludur. Az miktardaki maddenin başkasına satıldığı kanıtlanabilir. Yüksek miktar ise kişisel kullanım açıklamasını ciddi biçimde zayıflatabilir. Her iki durumda da hukuki nitelendirme gerekçelendirilmelidir.
3. Yargıtay miktarın delil değerini nasıl açıklıyor?
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli, 2017/4166 E., 2017/6864 K. sayılı kararında şu ilkeye yer verilmiştir: [2]
“Kısaca madde miktarı bulundurma amacının belirlenmesinde yardımcı olabilir; ancak tek bir ölçüt olamaz.”
Bu yaklaşım, miktarın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Miktarla birlikte kişinin hareketlerinin, maddenin ele geçiriliş şeklinin, kullanım durumunun ve somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesini gerektirir. Ayrıca bu karar yalnızca sanık lehine bir “miktar savunması” gibi okunmamalıdır: Diğer ölçütler incelenmeden salt miktara dayalı olarak kullanım sonucuna ulaşılması da eksik bir değerlendirme olabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2013 tarihli, 2012/10-1335 E., 2013/423 K. sayılı kararında ise ele geçen kenevirden elde edilebilecek 345,510 gram esrar, istikrarlı kullanım savunması ve ticareti gösteren başka yeterli delilin bulunmaması birlikte ele alınmıştır. Kullanmak için bulundurma yönündeki nitelendirme benimsenmiştir. Karardaki miktar, bütün dosyalarda uygulanacak genel bir kullanım sınırı değildir. [3]
4. Brüt ağırlık, net ağırlık ve etken madde aynı şey değildir
Miktar değerlendirmesinden önce tartılan şeyin ne olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır. Ambalajla birlikte ölçülen brüt ağırlık, ambalaj çıkarıldıktan sonra kalan net materyal ağırlığı ve laboratuvarın belirleyebildiği etken madde miktarı farklı verilerdir.
Örneğin bitkisel taşıyıcı veya tütün içeren bir karışımın toplam ağırlığı ile içindeki sentetik kannabinoidin miktarı aynı kabul edilemez. Buna karşılık etken madde oranının her dosyada ölçülememesi de ele geçen materyalin uyuşturucu niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Raporda hangi analizin yapıldığı ve hangi sonuca ulaşılabildiği açıkça gösterilmelidir.
Bu nedenle tartım tutanağı ile kriminal rapor karşılaştırılmalı; ambalaj, numune alınması veya başka bir teknik nedenle oluşan fark varsa açıklanmalıdır. Savunma yönünden asıl mesele, yalnızca gram farkı ileri sürmek değil, mahkemenin kullanım dışı amaç çıkarımını hangi doğru ve denetlenebilir teknik veriye dayandırdığını ortaya koymaktır.
5. Sentetik kannabinoid karışımlarında bilirkişi incelemesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2025/2609 E., 2025/8002 K. sayılı kararında, nikotin ile MDMB-BUTINACA karışımı bakımından günlük kullanım miktarı konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulması eksik araştırma olarak değerlendirilmiştir. Kararda şu gereklilik vurgulanmaktadır: [4]
“rapor alınması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği”
Bu karar, belirli bir ağırlığın kesin biçimde kişisel kullanım sayıldığını göstermez. Somut karışımın teknik özellikleri açıklığa kavuşturulmadan, yeterli araştırma yapılmaksızın sonuca gidilemeyeceğini ortaya koyar. Bilirkişi teknik soruları yanıtlar; suçun hukuki niteliğini ise mahkeme belirler.
6. Miktarla birlikte hangi deliller değerlendirilir?
İncelenen husus | Araştırılması gereken nokta |
Madde türü ve miktarı | Laboratuvar tespiti ve tartımın kapsamı |
Paketleme ve bulunduğu yer | Dağıtım hazırlığı veya kişisel muhafaza açıklaması |
Kullanım ve tedavi kayıtları | Kullanım savunmasıyla bağlantı |
Alıcı veya tanık anlatımı | Doğrudan gözlem, tutarlılık ve somut olayla uyum |
Mesajlar ve para hareketleri | Satış veya teslimle doğrulanabilen bağlantı |
Terazi ve ambalaj malzemesi | Aidiyet, kalıntı tespiti ve olayla ilişki |
Bu unsurlar bir puanlama listesi değildir. Her dosyada bütün delillerin bulunması gerekmez; belirli bir delilin yokluğu da otomatik olarak suçun oluşmadığını göstermez. Önemli olan, mevcut hukuka uygun delillerin kullanım dışı amacı kuşkuyu aşan biçimde ortaya koyup koymadığıdır.
Kişinin kullanıcı olduğunun tahlille belirlenmesi savunmayı destekleyebilir; ancak kullanıcı olmak aynı zamanda ticaret yapılmasını dışlamaz. Benzer şekilde düzenli gelir sahibi olmak ticareti imkânsız kılmadığı gibi, düşük gelirli olmak da suçluluk göstergesi olarak tek başına kullanılamaz.
7. Üç paket ve 1,05 gram esrar hakkındaki karar ne gösteriyor?
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.06.2019 tarihli, 2014/4040 E., 2019/3809 K. sayılı kararında; üç paket hâlindeki 1,05 gram esrar, kan ve idrar tahlilindeki kullanım bulguları ile farklı anlamlara gelebilecek telefon görüşmeleri birlikte değerlendirilmiştir. Kararda ticaret amacı yönünden: [5]
“mahkûmiyetine yeterli kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil olmadığı”
belirtilmiş; sabit fiilin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olduğu kabul edilmiştir. Burada belirleyici olan yalnızca düşük miktar değil, ticaret iddiasının dosyanın bütünü içinde yeterli delille kanıtlanamamış olmasıdır.
8. Delilin hukuka uygunluğu ve suç vasfında şüphe
Miktar ve amaç incelemesi, hukuka uygun elde edilmiş deliller üzerinden yapılmalıdır. Arama kararının kapsamı ve icrası ile telefon incelemesinin dayanağı ayrıca denetlenir. CMK m. 206/2-a ve 217/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilmiş bir bulgu, ticaret kastını tamamlayan delil olarak kullanılamaz. [6]
Kullanım dışı amacın kanıtlanamadığı durumda ticaret suçundan mahkûmiyet kurulamaz. Ancak bu durum her olayda kendiliğinden TCK m. 191’in uygulanacağı anlamına gelmez. Kullanmak için bulundurmanın unsurları sabitse bu suç ve özel usul hükümleri değerlendirilir; maddenin kişiyle bilinçli bağlantısı da kanıtlanamıyorsa beraat meselesi ayrıca gündeme gelir.
Sonuç
Uyuşturucu maddenin miktarı önemli bir delildir; suç vasfını otomatik olarak belirleyen bir gram hesabı değildir. Sağlıklı değerlendirme, tartımın teknik doğruluğu ile bulundurma amacını gösteren somut olguların birlikte incelenmesini gerektirir.
Ticaret iddiasının kanıtlanması için mutlaka satış anının görüntülenmesi gerekmez. Buna karşılık yüksek miktar gerekçesiyle kullanım savunmasının araştırılmadan reddedilmesi veya düşük miktar nedeniyle satış delillerinin göz ardı edilmesi de doğru değildir. Mahkeme, hangi delilden hangi sonuca ulaştığını somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklamalıdır.
Kararlar ve kaynaklar
[5] Yargıtay 10. CD, 12.06.2019, 2014/4040 E., 2019/3809 K. Alıntı, makale hazırlığında yararlanılan savunma belgesindeki karar pasajından alınmıştır.
Av. Melike ALPTEKİN | MESA Hukuk ve Danışmanlık


Yorumlar